Tıp Tarihinin En Büyük Trajedisi “Thalidomide Faciası”

1957'den itibaren, 1960’lı yıllara kadar özellikle hamile kadınlar tarafından kullanılmaya başlanan Contergan ilacının etkisiyle meydana gelen "Thalidomide Faciası"


59
24 Paylaşım, 59 points

Thalidomide adlı ilaç, Batı Almanya’da 1954 yılında ilaç firması Chemie Grünenthal tarafından kimyasal tesadüfen bulundu ve hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonucu olumlu geribildirimler alınınca, 1 Ekim 1957 yılından itibaren, 1960’lı yıllara kadar Batı Almanya’da özellikle hamile kadınlar tarafından  kullanılmaya ve 46 farklı ülkede de mucize ilaç olarak  pazarlanmaya başlandı.

Doktorlar sıksık, bulantı ve kusmaya uykusuzluğun eşlik ettiği ”sabah bulantısı” sorunuyla gelen gebe hastaları için thalidomide’in ticari bir formu olan Contergan’a reçetelerinde yer vermeye başladılar. Giderek dünya genelinde yaygınlaşan thalidomide pek çok marka adı altında piyasaya sürüldü.

Zamanla ilacı kullanan hamilelerde; uykuya eğilim, halsizlik, kabızlık, deride kızarıklıklar, ciddi baş ve mide ağrıları, ellerde ve ayaklarda uyuşma, baş dönmesi, sinirlilik, titreme, kulak çınlaması, depresyon gibi yan etkilerden söz edilmeye başlandı.

Bir yıl içerisinde ise thalidomide kullanan anneler, çok sayıda doğumsal anomalili bebek dünyaya getirmeye başladı. En yaygın doğumsal defekt ise; normalden kısa, malforme, yüzgeç benzeri kol ve bacaklarla kendini gösteren gelişim bozukluluğuydu. Hatta bu anomaliyle dünyaya gelen çocuklara flipper babies (yüzgeçli bebekler) denmeye başlandı.

Diğer doğumsal bozukluklar ise; gelişimini tamamlayamamış parmaklar, sağırlık, körlük, yarık damak ve kalpte, sinirlerde, cinsel organlarda, böbreklerde, sindirim sisteminde malformasyonlar şeklinde açığa çıkmaktaydı. Bazı vakalarda anneler sadece bir tablet thalidomide almıştı. Özellikle gebeliğin en kritik noktası olan ilk üç ayda alınan tek dozun bile fetüs üzerinde feci yan etkilerinin olabileceği daha sonra anlaşılacaktı. 

İlaç firmaları başlangıçta, giderek artan thalidomide ile ilişkili doğumsal bozuklukları ve yeni doğan ölümlerini inkâr etse de bu ciddi yan etkiler medya yardımıyla dünya çapında duyulmaya başlamış, saygın tıp dergileri bu ilacın çok sayıda yan etkisini detaylarıyla yayımlamıştı.

Sonuçta thalidomide tüm dünyada piyasadan çekildi. Fakat bu tıp felaketinden etkilenen aileler ve thalidomide kurbanları için çok geç alınmış bir karardı. Dünya üzerinde 46 ülkeden 10.000’in üzerinde bebek ilacın yan etkisi nedeniyle sakat olarak dünyaya geldi ve bunların yaklaşık yarısı da thalidomide’in yüksek mortalite oranı sebebiyle erişkin bir birey olamadan yaşama veda etti.

Tüm dünyada halen bu ilaçtan dolayı mağdur durumda bulunan binlerce insan yaşamını devam ettirmekte ve birçok ülkede devlete karşı açtıkları tazminat davaları devam ediyor. 1959 yılında Talidomidin yol açtığı ciddi doğum kusurları ile doğan Grammy Ödüllü müzisyen Thomas Quasthoff  bu hastalıktan muzdarip en ünlü isimlerden biridir.

Hamilelik sancılarını önleyen ve harika ilaç olarak piyasaya sunulan thalidomide Türkiye’de onay aşamasındayken Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün tarafından mercek altına alındı ve sakıncaları tespit edildi. Sağlık Bakanlığı’nı uyaran Prof. Dr. Aygün ilacın Türkiye’de kullanımını engelledi. Bu sayede sakat doğumların yaşanmadığı tek ülke Türkiye oldu. 

Dünya tıp tarihi ve tabii insanlık tarihi için çok değerli bir yeri olan Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün, 1960’larda kök hücreden ilk kez söz eden ve bu konuda, ABD ve Almanya’da kök hücre çalışmaları yapmış ilk hekimdir.

Günümüzde, hakkında çalışmalar devam etse de thalidomide kimyasalının; cüzzam, AIDS ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılabildiği bilinmekte. Yine de teratojen etkisi tespit edildiğinden beri, thalidomide içerikli ilaçlarda, hamilelik sürecinde kullanılmaması gerektiği özenle vurgulanan uyarılara yer verilmeye başlandı.

Kaynak: 2 3


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

59
24 Paylaşım, 59 points