Dünyanın En Ünlü 10 Seri Katili

Adını tarihe kanlı haflerle yazmış 10 seri katil!


39
52 Paylaşım, 39 points

Çoğumuzun etkisinden çıkamadığı  bir çok filme ilham veren gerçek seri katilleri tanımaya hazır mısınız?

  1. 1 Ted Bundy


    1974 - 1978 yılları arasında, ABD'nin çeşitli yerlerinde çok sayıda genç kadını öldürmüştür. Kurbanlarının kesin sayısı bilinmeyen Bundy, on yılı aşkın inkâr süreci sonunda, otuzdan fazla cinayet işlediğini itiraf etmiştir. Bundy, sıklıkla Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir. Gerçekten de seri katil terimi ilk defa onu tanımlamak için ortaya atılmıştır.

    Bundy'nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür. Kurbanlarının çoğuna tecavüz ettiğine ve ayrıca, öldürdükten sonra da tecavüz edip, bedenlerini kestiğine inanılmaktadır.

  2. 2 Pedro Lopez Monsalve


    Andes Canavarı” lakabıyla tanınan seri katil. 1970'li yılların sonunda ve 80'li yılların başları boyunca Güney Amerika (Kolombiya, Peru ve Ekvador)'da üç yüzün üzerinde çocuğa tecavüz etmiş ve öldürmüştür. López bu üç ülkede öldürdüğü bu genç kızların her biri için bir aydan daha az hapis yatmıştır.

    1980 yılında dokuz ile on iki yaşları arasındaki López'in öldürdüğü 53 çocuğun cesetlerinin toplu mezarı polis tarafından bulunmuştur. 1983 yılında Ekvador'da 110 genç kızı tek başına öldürmekten suçlu bulunan seri katil, komşu Peru ve Kolombiya'da kayıp 240 çocuğun daha katili olmakla itham edilmiştir. Yeniden cinayetler işleyeceğine dair yemin etmesine rağmen 1998 yılında Ekvador hükümeti tarafından serbest bırakılmış ve Kolombiya'ya sürgün edilmiştir. 1999 yılı Ocak ayında yapılan bir röportajda, kendini "yüzyılın adamı" olarak tarif etmiştir ve "iyi davranış" sergilediği için serbest bırakılması gerektiğini söylemiştir.

  3. 3 Ed Gein


    Ed Gein dört kişilik bir ailede büyür: alkolik bir baba, dominant ve aşırı dindar bir anne ve abisi Henry. Annesinin kendisine olan etkisi çok büyüktür. Babası ve abisinden sonra, 1945’te annesi de vefat ettiğinde, Ed dünyada tek başına kalır.

    Bu yalnızlık, insanların zaten garipsediği Gein’i, iyice deliliğe iter. Merhum annesini tekrar diriltebilmek için, anatomi bilimini incelemeye başlar ve mezarlıklardan çaldığı cesetler üzerinde öğrendiklerini uygulamaya koyulur. Kendisini özellikle büyüleyen, kadın vücududur.

    Annesini diriltmeyi başaramadığını anlayınca, annesinin yaşında bir kadının cesedinin derisini yüzmeye karar verir ve arada sırada bu deriyi (annesinin eski elbiseleriyle birlikte) elbise niyetine giyer.

    Hayatı boyunca cinsel ilişkide bulunmamış olan Gein, kadınlara karşı hissetiği karmaşık duyguları pek anlayamaz ve bir kadın olma isteği geliştirir. İlk başlarda kendi kendini hadım etmeyi düşünen Gein, bir kadın derisinin kendisini yeterince kadınsı gösterdiğine inanarak, bu düşüncesinden vazgeçer. Kadın vücutlarına duyduğu isteği gitgide daha da büyüyen Gein, bir süre sonra sadece mezarlardan ceset çıkarmakla kalmaz, 1954 yılından itibaren bir cinayet işlemeye karar verir ve kurbanını annesinin öldüğü yaştan seçer.

    Deri işlemesinde gün geçtikçe daha da hamaratlaşan Gein, bir süre sonra meme uçlarından kemer, kafatasından bardak ve diğer süs eşyaları yapmaya koyulur.

    İlk cinayetinden sonra kasabanın şerifi Ed Gein’in izini bulur ve tutuklar. Evde arama yapan polis, birçok kadavra, insan dudaklarından yapılmış kolyeler ve diğer garip nesnelerle karşılaşır. Gein’in birden çok daha fazla cinayet işlemiş olması gerektiğini düşünür ama daha sonra yapılan incelemelerle bu ceset parçalarının yakındaki mezarlıktan çıkarılan yaşlı kadın cesetlerinden kesildiği anlaşılır. Gein, ölü sevicilik ve yamyamlık gibi suçlamaları şiddetle inkar eder: kendisine göre cinayetleri sadece evini süslemek için işlemiştir.

    Doktorlar Gein'e kronik şizofreni tanısı koymuşlardır. Ayrıca yaptıklarından yola çıkarak, onun, gizli eşcinsel olabileceği de düşünülmüştür.

    Deli raporu sayesinde hapse konulmayan Gein, geri kalan hayatını ıslahevlerinde geçirir ve 1984 yılında 77 yaşında uzun zamandır çektiği kanser hastalığı sonucu yaşamını yitirir.

  4. 4 Albert Fish


    1875 yılında babasının ölümünden sonra, kimsesiz çocukların bakıldığı bir çocuk bakımevine yerleştirilen Albert Fish, 7 yaşına kadar kaldığı bu kuruma uyum sağlayamadığı için ruhsal yapısı bozuldu. Annesinin yanında cinsel istismara uğradıktan sonra aşırı baş ağrılarından yakınan Albert Fish, lise öğreniminin ardından bir yandan gezip bir yandan geçici işlerde çalışmaya başladı. 1882 yılında eşcinsel eğilimleri ortaya çıktı. Küçük suçlara bulaşan Fish, 1910 yılında ilk kez cinayet işledi. Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu. Dine olan eğilimi belirginleşti.

    Genellikle küçük ve savunmasız çocukları kurban seçen Albert Fish, cinayetlerinde mutlaka işkenceler uyguluyor, tecavüz ediyor, etlerini yiyor, kurbanlarına acı çektirmekten büyük zevk duyarak, bunları din adına yaptığını düşünüyordu. 1920 yılına kadar yaklaşık 15 cinayet işlediği varsayılmaktadır. Seri katil, aynı zamanda kendi kendisine de çeşitli işkenceler uyguluyor, kendi idrarını içip, çivili sopayla kendini dövmek, kasıklarına iğne batırmak gibi cinsel ve fiziksel işkencelerle kendi günahlarını cezalandırdığına inanıyordu. İşkence yaptığı ve öldürdüğü çocukları "Tanrı'ya verilen kurbanlar" olarak düşünüyordu.

    1898'de evlendi ve 6 çocuk sahibi oldu. Karısının başka biriyle kaçarak kendisini terk etmesinden sonra başka kadınlarla da birlikte oldu. "Gri Adam", sürekli adres değiştirdi, her gittiği yerde yüzlerce çocuğu taciz etti ve bazılarını öldürdü.

    1928'de Budd ailesiyle yakınlaşan Fish, onların güvenini kazandıktan sonra küçük kızları Grace Budd'ı, yeğeninin doğum günü eğlencesine götürmek bahanesiyle kaçırarak boş bir eve götürdü. Grace'in cesedini parçalayan Fish, bazı parçaları kaldığı pansiyona getirdi ve 9 gün boyunca hiç dışarı çıkmadan bu parçaları pişirip yiyerek mastürbasyon yaptı. Daha sonra kaçmaya başlayan Fish, 1934 yılında kendi hatası yüzünden, kendisini yakalamayı kişisel bir konu haline getiren polis William King'in eline düştü. "Brooklyn Vampiri", Budd ailesine, kızlarını nasıl öldürüp yediğini anlatan mektuplar göndermesi nedeniyle yakalandı.

    1935 yılında yargılanmasının sonunda deliliğine kanaat getirildiyse de elektrikli sandalyede idam cezasına çarptırıldı. Kararı duyunca "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan mutlu olacağım" dedi. Albert Fish'in idam cezası, 16 Ocak 1936 tarihinde Sing Sing Hapishanesi'nde bir elektrikli sandalyede gerçekleşti.

  5. 5 Aileen Wuornos


    ABD'nin en ünlü kadın seri katillerinden biri olarak görülen eşcinsel, hayat kadını. 1989-1990 yılları arasında cinsel ilişkiye girdiği bazı kişileri öldürdüğü, ve cesetlerini ormanda sakladığı ortaya çıkmıştır. 7 kişiyi öldürdüğü iddia edilse de, iki kişinin cesedi bulunamamış ve 5 kişiyi öldürmekten yargılanmıştır. Aileen Wuornos'un annesi Diane Wuornos, babası ise Leo Dale Pittman'dır.

    Çoğu kişiye göre Amerika’nın ilk kadın seri katili, çoğu kimseye göre de yalnızca şiddet gördüğü için vahşileşen bir kurbandır. Kişilik gelişiminde "Nurture" çıkmazının etkisi söz konusu olduğunda, bariz bir biçimde bu durumun, yani yetiştirilme şartlarının olağan dışılığını ispatlayacak bir hayatı olmuştur.

    Anne babası doğmadan önce boşanır. Babası daha sonra çocuk tacizinden suçlu bulunur ve hapishanede kendini asar. Aileen henüz 6 aylıkken annesi bir not bırakıp çeker gider. Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir. Ancak 13 yaşındayken tecavüze uğrar, gayri meşru bir çocuk dünyaya getirdiği için o evden de kovulur. Hayatta kalmak için hurda bir arabada barınır, para için fahişeliğe başlar, uyuşturucuya alışır, çoğu zaman da ortalıkta sarhoş olarak gezer. Yine de 20 yaşındayken 70 yaşında bir adamla evlenmeyi başarır ama kocasını bastonla dövdüğü için evliliği sadece bir ay sürer.

    Nihayet 1986 yılında hayatının aşkı Selby Wall adında bir lezbiyenle karşılaşır. 4 sene beraber yaşarlar. Ancak Wuornos'a en son darbeyi de sevgilisi vurur ve yakalandıktan sonra aleyhine tanıklık eder.

    Mahkeme kararıyla Aralık 1989 ve Kasım 1990 arasında toplam 5 kişiyi öldürmekten suçlu bulunur ve ölüme mahkûm edilir. Rivayete göre, kararı duyunca "Ben masumum. Umarım size de tecavüz ederler bok çuvalları" diye bağırmıştır.

    Önceleri öldürdüğü insanların kendisine saldırdığını öne süren Wuornos, idamdan hemen önce ise "Yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor. İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim." diyerek suçunu itiraf etti.

    Wuornos, 9 Ekim 2002 Çarşamba günü idam edilmiştir.

    2003 tarihli Monster filmi dışında 1993 yılında New York Film Festivali'nde bir bölümü gösterilen Aileen Wuornos: The Selling of a Serial Killer isimli belgesele de konu olmuştur.

  6. 6 H. H. Holmes


    Kayıtlara geçmiş ilk Amerikalı seri katil olarak bilinen Dr.Holmes 1861 doğumludur.

    Chicago Dünya Fuarı zamanlarında Chicago'da zihninde kurduğu cinayetleri işlemek için özel tasarladığı bir otel açtı. Dördü kesinleşen itiraf ettiği 27 cinayet olmasına rağmen, öldürdüğü insan sayısı 200 civarındadır.Bilinmeyen sayıda pek çok kurbanını "Dünya Fuarı" otelinden birkaç kilometre uzaklıkta bulunan 1893 Chicago Dünya Fuarı'ndan almıştır.

  7. 7 Andrey Çikatilo


    Ukrayna doğumlu seri katil. 1978-1990 yılları arasında 53 kesinleşen cinayet işlemiştir. Ekim 1992'de 52 kişiyi öldürmekten suçlu bulunmuş (kendi itirafına göre 56 cinayet teşebbüsünde bulunmuş ve bunların 53'ü cinayetle sonuçlanmıştı) ve 14 Şubat 1994'te kafasına kurşun sıkılarak infaz edilmiştir.1963 yılında Tatyana adlı kız kardeşinin dostu Faina ile evlendi. 1970'te Rusça ve edebiyat öğretmeni olarak çalışmaya başladı. 1978'de ailesiyle Şahtı, Rostov Oblastı'na geçip eğitmen olarak çalıştı. 22 Aralık 1976'da ilk kurbanı, 9 yaşında bir kız olan Yelena Zakotnova'yı öldürdü. 1984'te cinayet zanlısı olarak tutuklanır; ancak kan grubu tahlilinde yapılan hata sonucunda idam edilmekten kurtulur. Andrey Çikatilo, 25 yıllık hayat arkadaşı Faina Çikatilo ile evliliğini aksatmaz, torunlarının güler yüzlü dedesi olarak bilinir. Aynı zamanda Komünist Parti üyesi olan Çikatilo'nun edebiyat ve mühendislik fakültelerinden çifte diploması bulunmaktadır.

    Çikatilo, 50'den fazla kadın ve çocuğu vahşice doğrayıp kanını içmesi bir yana; dillerini, mahrem yerlerini kesip yemesiyle akıllarda kalmıştır. 20 Kasım 1990'da, son cinayetten iki hafta sonra tutuklandı. 14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

  8. 8 Richard Ramírez


    Ramirez bilinen ilk suçunu 28 Haziran 1984 tarihinde işlemiş, soyduğu evde bulunan 79 yaşındaki bir kadına cinsel saldırıda bulunup öldürmüştür. 17 Mart 1985'te bilinen ikinci cinayetini işledi. Kurbanın oda arkadaşı kaçmayı başardı ve polise Ramirez'in eşkalini verdi. Aynı gün 30 yaşındaki bir kadını daha silahla vurarak öldürdü. Bir günde iki vahşi cinayet işlenmesi halkı paniğe ve korkuya sürükledi. 3 gün sonra 20 Mart'ta, bir kızı evinden kaçırdı ve tecavüz etti. 27 Mart'ta 64 yaşında bir olan adam Vincent Zazarra ve 44 yaşındaki eşi Maxine'yi öldürdü. İddiaya göre kadının gözlerini oymaya çalışmıştı. Cesetler oğul Peter tarafından bulundu.

    Kısa sürede işlenen seri cinayetler üzerine polis araştırmalarını hızlandırdı. Nisan ayında Ramirez'den ses çıkmadı. Daha sonra 65 yaşındaki bir adam ve karısının yaşadığı Monterey Park'taki bir eve girdi. Adamı başından vurdu, kadını öldürmek üzereyken adam son gücüyle polisi arayarak Ramirez'i kaçırmayı başardı. Polis geldiğinde adam ölmüştü. Yaklaşık bir hafta sonra evlerine girdiği 80 yaşlarındaki iki kadını ölümcül biçimde yaraladı. Evden çıkmadan mürekkeple duvarlara ve kadınlardan birine rujla Satanik pentagramlar (ters pentagram işareti) çizdi.

    Haziran ve Temmuz aylarında üç kadın daha evlerinde öldürüldü, ikisinin boğazı kesilmişti. Ramirez 20 Temmuz'da iki cinayet daha işledi. Sun Valley'de (Kaliforniya) 32 yaşında bir adamı öldürdü, karısını yaraladı ve tecavüz etti. Annesi hırıltılar çıkararak ölmek üzereyken 8 yaşındaki oğullarına da tecavüz etti. Aynı gün içerisinde Glendale'de yaşayan 60 yaşlarındaki bir çifti daha öldürdü. 8 Ağustos'ta Northridge'li bir çifti ciddi biçimde yaraladı. Çifte saldıranın eşkali önceki tanımlara uyuyordu.

    Ramirez sonunda Los Angeles bölgesini terk ederek San Francisco'ya geçti ve burada 66 yaşında bir adamı öldürdü, karısını yaraladı. Hayatta kalmayı başaran kadın Ramirez'i polis taslaklarından teşhis etti. Medya, katilin herhangi bir bağlantıya ya da eylem metoduna tabi olmadığını düşündüğünden "The Walk-in Killer" lakabını "Night Stalker" olarak değiştirdi.

    24 Ağustos'ta Ramirez 29 yaşındaki bir adamı başından vurdu ve nişanlısına tecavüz etti. Adam hayatta kaldı, polise Ramirez'i ve onun portakal rengi Toyota arabasını tarif etti. Daha sonra bir genç, haberlerde gördüğü tarife uyan bir arabanın plakasının yarısını not alarak polise haber verdi. Çalıntı araba 28 Ağustos'ta bulundu ve polis arabanın aynasından parmak izi elde etmeyi başardı. Parmak izleri 25 yaşında, Teksaslı, trafik ve uyuşturucu ticareti suçundan uzun bir sabıka kaydı bulunan Richard Muñoz Ramirez'i işaret ediyordu. İki gün sonra sabıka fotoğrafı televizyonlarda ve Kaliforniya'daki bütün gazetelerde yayımlandı. Ertesi gün Doğu Los Angeles bölgesinde Ramirez araba çalmaya çalışırken tanındı. Kalabalık linç etmek için saldırdı, polis kalabalığı dağıtarak Ramirez'i öldürülmekten kurtardı.

    ABD'nin California eyaletinde 1984'ten 1985'e kadar 13 kişiyi öldüren seri katil Richard Ramirez'in hapishanede öldüğü bildirildi. San Quentin Cezaevi Sözcüsü Teğmen Sam Robinson, 53 yaşındaki Ramirez'in doğal sebeplerden öldüğünü açıkladı. Medyanın "Gece Avcısı" adını taktığı Ramirez, 1989 yılından bu yana idam cezasının infaz edilmesini bekliyordu.

  9. 9 William Bonin


    William Bonin veya bilinen adıyla The Freeway Killer bir kamyon sürücüsü ve seri katil. Sırf zevk için erkek kurbanlarına tecavüz etmiş ve öldürmüştür. Son beş ayında, tutuklandıktan kısa süre sonra kendini asmış olan, kolay etkilenebilen Vernon Butts'dan yardım görmüştür.

    William Bonin, 5 Ocak 1982'de 10 genç erkeği tecavüz ve öldürmek suçundan ölüme mahkûm edilmiştir. Hiçbir pişmanlık belirtisi göstermeyen Bonin'in en azından 21 kişiyi öldürdüğü tahmin edilir. Bonin, ceza olarak 23 Şubat 1996'da Kaliforniya'da zehirli iğne ile infaz edildi.

  10. 10 Edmund Kemper


    1970'li yılların başında Kaliforniya'da 10 cinayet işlemiş bir seri katildir. 1964 ila 1973 yılları boyunca 10 kişiyi öldürdü. Annesini ve babasının dedesini de öldürdü.





Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

39
52 Paylaşım, 39 points