Taksim Cumhuriyet Anıtı’nın Tarihçesi ve Yapılış Hikayesi

İstanbul ve Taksim'in en önemli simgelerinden biri olan Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın yapılış serüveni ve üzerindeki detayların sembolik anlamları...


67
9 Paylaşım, 67 points

Cumhuriyet’in ilanından sonra İstanbul, ulusal değere sahip bir anıtın bulunduğu ve törenlerin yapılabileceği büyük bir meydana sahip değildi. Kente yurt dışından önemli bir devlet adamı geldiğinde bu eksiklik fazlası ile hissediliyordu. Sonunda kamuoyunda bu durum hakkında fikirler sunulmaya başlandı.

Anıt yapımına karar verildikten sonra nereye yapılacağı hakkında fikirlerin sunulmasının ardından ilk olarak Beyazıt Meydanı düşünüldü. Fakat gerek hemen yanında 400 yıllık cami ve medresesi gerekse bu bölgenin tarihi atmosferinin buna elverişli olmadığı konusunda hemfikir olundu.

Devlete ve topluma yeni bir hava getirmek isteyen Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyet Anıtını yerleştirmek için şehrin eski kısmından biraz uzak bir yer olan, Taksim Kavşağı’nı seçti.

1 Aralık 1926 günü karar alınıp çalışmalara başlandı. Genç Cumhuriyet, daha acil ihtiyaçlar dururken böylesi görkemli bir anıta ayıracak yeterli parayı devlet bütçesinden değil şirketlerden, bankalardan, halktan ve diğer kuruluşlardan toplanacak parayla yapılmasına karar verildi ve bağış toplandı.

Taksim Cumhuriyet Anıtı heykelini yapma görevi ise daha önceden de ülkemize gelip yarışmaya katılan ve sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’ün büstünü ve at üstünde tunç heykelini yapan, döneminin en önemli heykeltıraşlarından Pietro Canonica’ya verildi. Anıt ve çevre düzeni ise daha sonraki dönemde Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önemli temsilcilerinden olan Giulio Mongeri tarafından yapıldı.

Aynı zamanda günümüz ismiyle Mimar Sinan Üniversitesi’nde de öğrenciler arasında bir yarışma düzenlendi. Yarışmayı kazanan Sabiha Ziya ve Hadi Bara devlet tarafından İtalya’ya, Canonica’nın yanına anıtın yapımında yardımcı olmak üzere gönderildiler.

Milli Mücadeleyi ve Cumhuriyeti sembolize eden yapıt ilk olarak yalnızca Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelinin yapımı olarak düşünüldü. Fakat Canonica, Atatürk’ün yanı sıra hem Milli Mücadeleyi hem de Cumhuriyetin kuruluşunu da simgeleyen bir anıt olmasını söyledi. Aynı zamanda anıtın büyük ve güzel bir havuz üzerinde olmasını ve çeş­melerden akan suyun kurnalardan taşarak havuza yayılması gibi bir çevre düzenlemesinin olmasını da raporuna ekledi ve anıtın yapımına başlandı.

Anıt bir buçuk senede tamamlandı ve İstanbul’a getirilerek yirmi üç günde Taksim’e yerleştirildi. 84 ton ağırlığında olan anıtın, kaide yüksekliği 11 metre, taş ve bronz kullanılarak yapılmıştı. Anıtın içine oturacağı havuz ise mali sıkıntılar nedeniyle inşa edilemedi. Taksim Cumhuriyet Anıtı, havuzsuz ve çevresi düzenlenmemiş bir halde, 8 Ağustos 1928 günü yapılan törenle açıldı.

Anıtın bir yüzü Milli Mücadeleyi, diğer yüzü Cumhuriyet Dönemini simgelemektedir. Anıtın Milli Mücadeleyi anlatan yüzünde Mustafa Kemal Atatürk askerlerinin önünde görülmektedir. Diğer yüzünde ise sivil giysileri içinde Mustafa Kemal Atatürk yanında İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak, hemen arkalarında askerler ve halk ile birlikte Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sini simgelenmektedir.

Milli Mücadele döneminde Rusya’nın yaptığı silah, cephane, para, altın, kısaca maddi ve manevi her türlü yardıma duyduğu minnettarlığın bir ifadesi olarak, iki Sovyet generaline de anıt da yer verildi. Bunlar General Mihail Vasilyeviç Frunze ve Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov’dur.

Anıtın doğu-batı tarafında ki kadın portreleri bulunmaktadır. Doğu bölümünde yüzü peçeli mutsuz bir kadın yer alırken, batı bölümünde gökyüzüne bakan ve yüzü gülmekte olan mutlu bir kadın portresi yer almaktadır.

Kaynak: 1 2


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

67
9 Paylaşım, 67 points