Sahiplerinin Başına Türlü Belalar Açan Uğursuz Mücevher: “Umut Elması”

Hindistan'daki bir tapınaktan çalınması ile başlayan ve hikayesi 2. Abdülhamid'e kadar uzanan uğursuz mücevher: "Umut Elması" efsanesi...


79
28 Paylaşım, 79 points

Dünyanın en değerli ve en büyük mavi elması olarak bilinen 45.52 karatlık Umut Elması (The Hope Diamond), maddi değeri ve güzelliği haricinde, sahiplerine uğursuzluk ve felaket getirmesi ile ünlenmiş bir lanetli bir mücevher.

Dünyaca “Hope” elması olarak  tanınan “Umut Elması” ismini sahiplerinden birinin adından almış. Hakkında bilinen ilk bilgi ise, 1600’lü yılların başlarında Hindistan’daki bir tapınaktan çalındığı yönünde. Kötülükle savaşan Tanrıça Şiva heykelinin alnındaki üçüncü göz olarak konumlandırılmış bu dev mavi elmas tapınaktan çalınıyor ve elmasın lanet macerası böylelikle başlıyor.

Elmas çalındıktan sonra maceraperest ve değerli taş tüccarı Jean Baptiste Tavernier’nin eline geçiyor. Hindistan’a birçok  kez gelip giden ve mücevher alıp satan Tavernier, aralarında Umut Elması ve başka değerli taşların bulunduğu bir hazineyi Fransa Kralı 14. Louis’ye satar. Değerli taşın ilk kurbanı da Fransız tüccar Jean Baptiste Tavernier olur. Bir süre sonra değerli taşlar aramak üzere gittiği Rusya’da köpeklerin saldırısına uğrar ve ölür.

Kral 14. Louis, 1673’te daha çok parlaması için elmasın yeniden kesilmesini ister ve bu işlemden sonra mavi elmas 45.52 karata düşer. Fransa kralı 14. Louis, davetlere, bir kurdeleyle boynuna astığı mavi elmasla katılıyordu. Kral’ın mavi elması taşımaya başlamasından sonra oğlu, erkek kardeşi, torunu ve torununun eşi ardı ardına öldü. 14. Louis elmasın lanetli olduğunu düşünerek takmayı bırakmasına rağmen kangren olarak hayatını kaybetti.

Elmasın yeni sahipleri olan 16. Lois ve eşi Marie Antoinette lükse ve şatafata düşkünlükleri ile biliniyordu. 1789’daki Fransız Devriminden sonra ülkeden kaçmaya çalışan çift yakalanarak giyotinle idam edildi.

1872 yılında Umut Elması diğer değerli elmaslarla birlikte kraliyet hazinesinden çalınarak ortadan kayboldu. 1839’da elmas bu sefer İngiltere’de yeniden sahneye çıktı. Amsterdamlı bir elmas tüccarının oğlu olan Hendriks Falls, elması babasından çalmış ve yeni sahibi olmuştu ki elması ele geçirdikten bir ay sonra intihar etti.

Elmas daha sonra adını aldığı, Henry Philip Hope’nın değerli taş koleksiyonuna girdi. Mavi renkteki bu elmas kayıtlara “Hope Elması” olarak geçirildi.  Ve o günden itibaren adı Türkçesi ile “Umut” elması olarak anılmaya başlandı.  Hope ailesi elmasa sahip olmalarıyla bir çok uğursuzluğa maruz kaldı, devamında ise elması Fransız Jacquez Calo’a sattı. Yeni sahibi ise kısa bir süre içinde intihar etti.

Ünlü elmas bu kez bir dansözün, Matmazel Landre’nin boynunda görüldü. Paha biçilemeyen bu mücevher, bir Rus prensi tarafından ünlü dansöze armağan edilmişti. Fakat Matmazel kısa süre sonra kıskanç bir aşığı tarafından öldürüldü.


Mücevherlere düşkünlüğü ile tanınan Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit, 1908’de yarım milyon dolara, methini duyduğu bu kıymetli elması satın aldı. Ancak ertesi yıl tahttan indirildi. Elması, Sultana satan Rum kuyumcu da bir kazada hayatını kaybetti.

O dönem “İkinci Abdülhamit’in Elması” ismi ile satışa çıkarılan elmasın bir sonraki sahibi, ünlü mücevherci Pierre Cartier oldu. Cartier, mücevherin sahibi olmak değil satmak niyetindeydi ve 1910 yılında Evalyn Walsh McLean isimli zengin bir Amerikalı kadına bu uğursuz mücevheri satması ile lanet kıta değiştirmiş oldu.

Genç kadın, elmastan bir an bile yanından ayırmıyor ve elmasın şans getirdiğine inanıyordu. Hatta guatr ameliyatı için boynundan çıkarması için doktorlar tarafından zor ikna edilmişti. Ama uğursuzluk silsilesi devam ediyordu. İlk olarak kadının 9 yaşındaki oğlunu trafik kazasında kaybetti ve ardından kızı intihar etti. Kocası ilk olarak akıl hastanesine kaldırıldı ve 1941 de hayatını kaybetti.

Mclean’ın hayatını yitirmesi sonucunda arkada kalan borçların ödenmesi için satılan elması New York’lu bir mücevherci olan Harry Wiston tarafından satın aldı.

Taşın geçmişini ve arkasında taşıdığı lanetin farkında olan Wiston, daha fazla insana zararı dokunmaması amacıyla  elması, Amerika’daki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’ne bağışladı. 1958 yılından  bu yana sergilenen elmas, hala bir çok kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Kaynak: 1 2 3


İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

300 Kişilik Kasabanın Aynı Anda Delirdiği “Lanetli Ekmek Olayı”

James Dean’in Arabası “Little Basterd”ın İlginç Lanet Hikayesi

 Mecazen Değil Gerçek Manada İki Yüzlü İnsan “Edward Mordrake” Efsanesi

Hayırsız Ada Köpek Katliamı Ve Arkasından Gelen Lanet!


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

79
28 Paylaşım, 79 points