in , ,

Mozart’ın Önemli Eserlerinden Türk Marşı Ve Hikayesi

Wolfgang Amadeus Mozart, başarısını çok çalışmaya borçlu olsa da doğuştan gelen inanılmaz bir yeteneğe sahip olduğu da bir gerçek. Çok küçük yaşlardan itibaren keman ve piyanoda ustalaşmış ve ilk bestesini ise 5 yaşında yapmış! 35 yıllık hayatı boyunca 600’den fazla eser bestelemiş olan Mozart, üzücü bir şekilde erken yaşta hayata gözlerini yummuş.

Henüz 27 yaşında bestelediği, dünyaca popüler olmuş ve iz bırakan bestelerinden biri olan Türk Marşı’nın hikayesinin başlangıcı, meşhur Viyana Kuşatmasına kadar gidiyor.

Mozart’ın 1783 yılında henüz 27 yaşında, yani kariyerinin en olgun çağlarında bestelemiş olduğu 11 Numaralı La Majör Piyano Sonatı, üç bölümden oluşuyor. İşte buradaki son bölüm olan “Rondo Alla Turca” ise bizim bildiğimiz adıyla Türk Marşı‘nı oluşturan kısım. Aslında eser, sadece ithaf edildiği millete göre değil de sadece kendi müzikal karakteri içinde değerlendirilecek olsaydı da Mozart’ın en özel işlerinden biri olacaktı; bunun en önemli sebebi ise kesinlikle aşırı akıcı ve akılda kalıcı nitelikteki o eşsiz melodileri.

Tarihsel süreci ele alacak olursak, Osmanlı’nın bir zamanlar dünyaya hükmeden bir imparatorluk olduğu gerçeği, bize kolayca yol gösterebilir. Özellikle 18. yüzyıl Avrupası, Osmanlı’dan sanatsal ve kültürel anlamda haliyle fazlasıyla etkilendi. Bu dönemde Fransa başta olmak üzere birçok ülkede ortaya çıkan “Turquerie” Modası ise giyim-kuşam, yeme-içme ve müzik ağırlıklı bir moda anlayışı olarak tüm Avrupa’ya yayıldı.

Bu akımla birlikte müzikte de Türk ezgilerini kullandı. Özellikle o dönemdeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Almanya gibi ülkelerde ise Osmanlı ordusunun Mehter Marşı kültürünün etkisi yaşandı. Türk Marşı ise bu eserlerden en fazla ön plana çıkanı oldu; çünkü bu eserin yüksek temposu ve keskin duruşlarının, Mehter etkisiyle yazıldığı iddia edilir.

Ayrıca Mozart’ın da kimi kaynaklarca babasına yazdığı mektuplarda Mehter Marşı’nı dinlemeyi çok istediğini, kimi kaynaklarda da Mehter takımını daha önce dinleyip vurmalı ve üflemelilerinden çok etkilendiği yazılır. Tabii marşın bestelendiği yılın, 1783 gibi net bir bilgiye sahip olmanın zor olduğu bir tarih olduğunu da unutmamak gerek. Ancak önemli olan, ona bu etkinin dönemin Osmanlı modasından geçmiş olmasıdır.

Osmanlı’nın Viyana’yı iki kez kuşatmış olması, Turquerie Modası’nın ve özellikle Mehter Marşı’nın etkilerinin Avusturya bölgesi çevresinde daha da etkin bir şekilde hissedilmesine yol açtı. Bu ülkenin dahilerinden Mozart ise olayların İstanbul’da geçtiği ve Osmanlı Padişahı Selim’i anlattığı o ünlü “Saraydan Kız Kaçırma” operasının da yanında Türk stiline uygun ya da yakın olarak tabir edilebilen yaklaşık 40 adet eser besteledi. Kendisinin çalışkanlığını burada bir kez daha görebiliyoruz.

Mozart’ın ilham vermiş olduğu bir başka Avusturyalı dahi olan Ludwig Van Beethoven’ın da Türk Marşı niteliğinde bir eseri vardır.

Mozart’ın Türk Marşı, günümüzde ise hem Türk piyanistlerimizin yorumlamasının yanında, hem de dünyaca tanınan sanatçıların da eseri ele almasına değecek kadar önemli bir iş. Hatta Ceza tarafından üzerine söz de yazılıp uyarlanmış farklı bir rap versiyonu bile var.

Kaynak: 1

[zombify_post]

Bir cevap yazın

Written by Bay Yorum

​​​​​​​​İstanbul Yeni Yıla “Işıl Işıl” Girdi

Kenevirden Yapılan Otomobil “Hemp Car” Ve Seri Üretilememe Hikayesi!