in , , , ,

Leonardo da Vinci’nin “Yapmak İstemediği”eser: Son Akşam Yemeği

“Leonardo ve Son Akşam Yemeği” kitabının yazarı Ross King, “Leonardo, Son Akşam Yemeği’ni resmetmek istemedi” diyor ve ilave ediyor; “Bunun yerine devasa bir bronz at yapmak istiyordu ( bu onu netlikle tanınmış kılacak abidesel bir çalışmaydı). Ancak 1494’teki savaşın patlak vermesi, bronz atını yapamayacağı mananına geliyordu. Bu yüzden ona tazminat olarak bir grup rahibin her gün akşam yemeğini yediği bir odada bir duvar boyama görevi verildi. Hiç bu kadar büyük boyda resim yapmamıştı. Böylesine zor bir görevde çok az deneyimi olan komisyondan acı bir şekilde yakıntı etmesi hiç de şaşırtıcı değil. Sefil bir şekilde başarısız olması tamamiyle olasıydı. Ne mutlu ki, hikaye başarıyla sonlandı.”

da Vinci’nin duraksamasının sebebi, İsa Mesih’in havarileriyle beraber yediği son akşam yemeğini tasvir eden bir duvar resmiydi. Resim, Yuhanna İncili 13: 21’deki izaha dayanmaktadır ve da Vinci, Hz. İsa’nın havarilerinden birisinin kendilerine aldatacağını öğrendikleri anda onların reaksiyonlarını aktarmayı amaçlamıştır.

King, “da Vinci’nin Son Akşam Yemeği çeşitli nedenlerden dolayı, bilhassa de sanatçıyı tanınmış statüsüne yükseltmesi için oldukça ehemmiyetliydi. da Vinci ‘şöhret yapıtı’ olarak adlandırdığı şeyi yarattı.” diyor ve ilave ediyor; “Leonardo’nun Son Akşam Yemeği’nden önce çok az şey muvaffak olduğunu düşünmek şaşırtıcı. Sözgelimi 1492’de 40 yaşındayken can vermiş olsaydı, muazzam vaatlerde bulunan ancak yapıtları katiyen teslim etmeyen biri olarak bilinecekti. Ancak Son Akşam Yemeği resmini muhteşem bir şekilde teslim etti. Son Akşam Yemeği’ni yapmasaydı, muhtemelen Mona Lisa’da dahil olmak üzere sonraki görevlerini katiyen alamazdı. Başka bir deyişle bu başyapıt yalnızca sanat tarihi için değil, bu arada kendi kariyeri için de çok ehemmiyetliydi.”

Resmin boyutu 4,5 metreye 8,8 metredir

Son Akşam Yemeği isimli başeseri özel kılan şeylerden biri de büyüklüğüdür. Tanınmış yapıt 4,5 metreye 8,8 metre ölçülerindedir. King, “Tarihte da Vinci’den başka hiç kimse bu kadar gerçekçi detaylara sahip, bu kadar inandırıcı duygular ve dramatik ifadeler içeren bu büyüklükte bir resim yapmamıştı.” diyor ve ilave ediyor; “Sonraki asırlarda Son Akşam Yemeği resmini yapan hiç kimse Leonardo’nun başyapıtına bakmadan bunu yapamaz.”

Leonardo da Vinci, resimde çok ehemmiyetli bir hatıra canlandırmayı seçti. Resimde Hz. İsa’nın ekmeğe (çarmıha gerilmiş bedenini sembolize ediyor) ve şaraba (kanının bir temsili) eriştiği an betimlemişti. Son Akşam Yemeği’inde İsa ve havarileri, Mukaddes Kase’den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı. Ancak resimde kase ve şaraplı ekmek görülmemesi Hristiyan dünyasında yıllardır tartışma konusu olmuştur.

Resmin kurgusu büyük bir anakronizm meselenini içinde barındırır. İsa Peygamber ve havarilerinin yaşamış oldukları tarih göz önüne alındığında masada oturarak yemek yemeleri olası değildir. Masa çevrenine konulan sandalyeler ve bu düzenekte yemek yeme çok sonraki vakitlerde yerleşmiş bir ananedir.

Resimdeki kişiler kimler?

Da Vinci’nin notları, uzmanlar kimi detaylar üzerinde hala tartışsa da, Son Akşam Yemeği resmindeki kilit kişilerin kimler olduğu ile ilgili bir anahtardır. Bir grupta Bartholomew, James (Alpheus’un erkek çocuğu) ve Andrew beraber oturuyorlar ve Hz. İsa’nın az önce ortaya çıkardığı şey yüzünden harbiden şok olmuş görünüyorlar. Başka bir grupta Judas Iscariot, Peter ve John var. Bilinen hıyanetçi Yahuda ise bir hayli şey yaşıyor; arka tasarıda biraz kayboluyor, elinde bir çanta dolusu para var ve bir tuzluk deviriyor. Uzmanlar bunun “tuzun üzerine düşme” ifadesini sembolize ettiğini söylüyor. Bu da efendisine aldatmak mananına geliyor. Hz. İsa grubun ortasında oturuyor ve diğer tarafında elçi Thomas, Büyük James ve Philip’i görüyor. Grubu bitirenler arasında Matthew, Jude Thaddeus ve Simon the Zealot bulunuyor. Figürlerin simetrisi ise da Vinci’nin imzasıdır. Sanatçı çalışmalarında balansı seçenek etti. Yatay resimde Hz. İsa’nın her iki tarafında eşit sayıda insanı ve göze hoş gelen perspektifin düşünceli bir şekilde kullanılmasını sağladı.

Son Akşam Yemeği, her geçen sene daha da fazla hasar aldı

Son Akşam Yemeği resmini efsanevi kılan şey, yalnızca muhtevası değildi. King, “Resmin çok üzücü bir geçmişi var.” diyor. Boya, yemekhanenin soğuk ve nemli duvarı yüzünden dökülmeye başlamıştı. Zira Leonardo da Vinci, fresk yerine kendi tekniği kullandı. Fresk tekniği kullanılmış olsaydı, resim çok daha dayanıklı olabilirdi. 

Son Akşam Yemeği, ilerleyen vakitte da Vinci’nin yanlış tercihleri ve kötü restorasyonlar sebebiyle kaba bir görüntüye sahip oldu. Resim, ne yaptığından bir haber olan kişiler tarafından restore edildi. 1652 seneninde manastırdaki rahipler, resmin içinden geçen bir kapı yapmak için duvarda delik açtılar. Bu yüzden Hz. İsa’nın ayaklarının olduğu bölüm kayboldu. Yemekhane 19. asırda sular altında kaldı. Son Akşam Yemeği, daha sonra 2. Dünya Savaşı esnasında yemekhanenin çoğunu tahrip eden bir bombadan zar zor kurtuldu. Hala bakılabilecek bir yapıt olması dahi küçük bir mucize. 

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

Bir cevap yazın

Written by Yalı Çapkını

DÜNYANIN EN İYİ KESKİN NİŞANCISI; SİMO HAYHA

Rüyalarımızda Çok Gördüğümüz ya da Görmediğimiz 6 Şey