Evini Satmama Direnişi “UP” İsimli Animasyon Filme İlham Olan Kadın

Evini AVM inşaatına satmaması ve yaşadıklarıyla, Oscarlı animasyon Up (Yukarı Bak) filmine ilham olan Edith Macefield'in ilginç direniş ve hayat hikayesi...


73
31 Paylaşım, 73 points

Hikaye 2005 yılında ABD’nin Seattle kentinde, Ballard isimli bir mahallede başlıyor. Edith Macefield, seksenli yaşlarında müstakil bi evde yalnız yaşayan bir kadın. Bir AVM projesi için Seattle‘daki bu mahalleyi seçen şirket mahalledeki herkesle para karşılığında anlaşıyor. Geriye sadece Edith Macefield kalıyor.

Edith Macefield 1966’dan beri sahip olduğu, içinde yaşadığı evini satmıyor. Kendisine teklif edilen rakamlar zaman içinde arta arta, evin ederinin altı katına ulaşıyor. Pazarlığın son noktasında artık milyon dolar mertebesine varılıyor. 

Macefield’e önerilen sadece para da değil: Başka bir mahallede tıpkı buna benzer bir ev, hatta bundan daha güzel bir ev, üstüne evde bakım sigortası da dahil birçok teklif yapılıyor.

Bütün bu çabalara karşılık Macefield’i değil ikna etmek, onunla iletişim bile kuramıyor kimse. Mesele basının da ilgisini çektiğinde ve hikâye, gazetelere, televizyonlara “işte o inatçı kadın” türü başlıklarla sirayet ettiğinde Macefield’in herkese vereceği tek bir yanıt var “Gidin burdaaan!” ve çarparak kapıyor kapısını. 

Edith’in evinin içinde bulunduğu arazi üstünde alışveriş merkezi her ne pahasına olursa olsun yapılıyor ve projenin mimarları, evin olduğu parsel hariç tutulmak üzere, AVM’nin inşaasını tamamlıyor.

Edith’in hikayesini sonradan samimiyet kurduğu inşaatın denetimini yapan Barry Martin’a anlatıyor. İkinci Dünya Savaşı günlerinde Almanya’da Dachau toplama kampında kaldığını söylüyor. İngiliz hükümeti için çalışırken savaş yetimlerine bakıyormuş ve bu kampa düşmüş. Bir ara gizli serviste çalışırken Hitler ile tanışmış.

Gençken saksafon, klarinet çalarmış, bir de kitap yazmışlığı var ve bu arada kuzeni de çok çok meşhur bir caz müzisyeni. İlk günlerde dinlediklerinin hep palavra olduğunu düşünen Martin, zaman içinde kafasındaki “acaba”larla ve yeni hikâyelerin de heyecanıyla eve düzenli şekilde gider gelir oluyor. 

Ta ki, Macefield’ın 2008’de pankreas kanseri nedeniyle ölümüne dek hayatları böyle akıp gidiyor. 2013 yılında Aralarındaki dostluğu anlatan “Bir Çatı Altında” adlı bir kitap yayınlıyor Barry Martin. 

Edith’in evi satmamasının nedenine gelince. Bu, Edith için çok kesin bir karar ve tartışmaya da kapalı konu. Annesinin hayata veda ettiği koltukta ölmek istiyor O da. Nitekim bu istediği oluyor ve hayatta kimsesi olmayan Macefield evi, Katolik kilisesine bağışlamayı düşünürken, çocuklarının üniversite eğitimi masraflarına karşılamak üzere Barry Martin’e bırakıyor.

Barry Martin, basında çıkan tüm tartışmaya ve kınamalara rağmen, evi 300 bin dolara satıyor sahiden, ama yine o AVM’ye değil! Bu yeni sahiplerin planları tutmadığından bu seneye dek metruk halde duran evin mülkiyeti, bir noktada bankaya devrolunuyor. 

Macefield’in evini satmaması ona, sadece Seattle’da değil bütün ABD çapında ve hatta uluslararası çapta bir şöhreti getiriyor. Macefield Seattle için adeta bir halk kahramanı artık. Muhtelif sanatçılar, onun hikâyesinden esinlenerek değişik dallarda üretimlerde bulunuyorlar. Ballard isimli mahellenin gençleri bir süredir Macefield isimli bir de müzik festivali düzenliyorlar. 

Bütün bu hikâyenin son zamanlarda ABD basınında yeniden yer almasının nedeni ise adı “Up” olan bir Disney filmi. Macefield’in hikâyesi büyük değişiklere uğrasa da bu filme konu oluyor.

Ev daha sonraları yeniden bir açık artırmada satışa çıkarılıyor. Tek bir şartları var: Edith Macefield anısı için bir şeyler yapması isteniyor yeni sahipten, çünkü Edith bir halk kahramanı ve hikayesi öyle kolay unutulacak gibi de değil.

Kaynak: 1 2 


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

73
31 Paylaşım, 73 points