Blue Jean’e Neden Kot Diyoruz? İşte Girişimci “Muhteşem Kot”un Hikayesi

Türkiye'ye 1960'lı yıllarda Muhteşem Kot isimli girişimci sayesinde gelen Blue Jeanler'in ve "Kot" markasının zamanla bir ürünün ismine dönüşmesinin hikayesi...


81
57 Paylaşım, 81 points

Çok çabuk tüketilen moda akımları arasında belki de tek kalıcı olan kotlar oldu. Bu akımı Türkiye’ye tanıtan insan ise Muhteşem Kot’tu. Kot aslında Muhteşem Bey’in soyadından gelen  bir markaydı. Nasıl ki tüm kağıt mendiller için “Selpak” ismini kullanıyorsak  “Kot” da tüm jean’lere verilen bir isim olarak dilimize yerleşmişti.

Kotun mazisi 16. Yüzyılın sonlarına kadar uzanıyyor. Dayanıklı iş elbisesi üretmek isteyen Cenovalılar kot kumaş ve iş elbisesi üretiminin öncüleri oldular.  Jean’in ismi de Cenova’dan geliyor, Fransız dokumacılarsa şehrin adından kaynaklı olarak buna “Genes” adını verdiler.

1850’li yıllarda Amerika’nın “Altına Hücum” döneminde, San Fransisco’ya gelen terzi Levi Strauss, madencilerin dayanıklı giysi ihtiyacını ticari bir öngörüsü ile sezinleyen Strauss, çadır bezinden tulumlar dikmeye ve bunları satmaya başladı.

Jacob Davis’in bulduğu dikiş stili ile dayanıklılığı arttıtmak için bakır perçinle tutturulan yan ceplerini ekleyince ilk Blue Jean pantolon ortaya çıktığı söyleniyor. Yani her ne kadar herkes Levi Strauss’u Blue Jean’in mucidi olarak bilse de Jacob Davis’in de ürüne büyük katkısı var.

20 Mayıs 1873’te patenti alınan blucin önce işçi ve yoksul kesimin pantolonuyken bundan sonraki yıllarda toplumun tüm kesimine yayılır. Özellikle Vahşi Batı’nın kovboyları sayesinde Blue Jean’ler tüm ABD’ye yayılır ve sonra tüm ülkede emekçi kesimin bir simgesi haline gelir ve sonra asi gençler arasında bir moda halini alarak dünyaya yayılır.

Blue Jean’in Türkiye’deki macerasıysa 1940 yılında Fransa’da “jean”le karşılaşan Muhteşem Kot sayesinde başladı. Yugoslavya göçmeni olan girişimci Muhteşem Kot,terzi çırağı olarak kariyerine adım atan Kot ve sonrasında Fransa’da dönemin en prestijli terzilik okulu olan La Deveze Derrox’ta eğitim aldı.

Türkiye’ye döndüğünde bu kumaşı burada üretmeye başlar. 1960’lara geldiğimizde atölyesinde günde 200 adet kot üretimi seviyesine ulaşır. İnce çadır bezinden yapılan jeanler 25 liraya alıcı buluyor, ithal muadilleri ise 150-200 liraya satılıyordu.

Kot aslında bir markayken tüm jean’lere verilen bir isim olarak dilimize yerleşir. Hatta Muhteşem Kot’un oğlu Aytaç Kot, yıllarca insanlara Kot’un bir marka olduğunu anlatamadığından çeşitli röportajlarda bahseder.

Türkiye’nin dışa açılması sırasında pazara yabancı jean markaları girmesi Kot’un sonunu hazırlar. 1980’li yıllarda serbest piyasa ekonomisiyle yabancı markaların yerli piyasaya girmesi ile Kot markasının değeri düşer ve büyük markalarla rekabet edemez ve 1992 yılında üretimi durdurmak zorunda kalır.

Kot kumaşının anavatanının aslında Türkiye olduğu tezini ise Prof.Dr.Halil İnalcık ortaya atar. İnalcık’a göre bilinenin aksine denim kumaşının anavatanı ABD değil Türkiye’dir. İnalcık’ın söylediklerine göre 15 ve 17.yüzyıllar arasında Denizli ve Akhisar bölgesinde yetiştirilen pamuklar sonrasında Hindistan’dan gelen mavi boya ile boyanmaya başlandı.

Daha sonra İzmir’e getirilen bu mavi malzeme yani denim ilk olarak Fransa-Marsilya’ya ihraç edildi. Buradan İspanyollar kumaşı Amerika’daki kolonilere götürür ve Afrikalı kölelere giydirir. Amerika ise bunu bir sanayiye dönüştürmüştür.

Kaynak: 1 2 3


İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Kadın Kıyafetlerinde Düğmeler, Neden Soldan Sağa İliklenir?

Ameliyathanelerde Neden Hep Yeşil Ve Mavi Renk Kullanılır?

Doğum Günü Pastasına Mum Koyma Geleneği Nereden Geliyor?

Turks ve Caicos Adaları’nın İsminde Neden Türk Var?


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

81
57 Paylaşım, 81 points