Batının Karanlık Yüzü İnsanat Bahçesi Ve “Ota Benga”

1904 yılında Kongo'dan zincire vurularak Amerika Birleşik Devletleri'ne getirilen ve Bronx Hayvanat Bahçesi'nde sergilenen Ota Benga'nın acı hikayesi...


60
27 Paylaşım, 60 points

1903 senesinde, 19 yaşındayken evli ve 2 çocuk babası olan Ota Benga (Otto Bingo), başarılı bir fil avından dönerken yakalanarak köleleştirilmişti. Hayatını inceleyen biyografçıların yazdığına göre fil avlayabilmek için birkaç gün boyunca ailesinden uzak kalan Ota, sivrileştirilmiş tahta bir mızrakla avını yakalayabilmişti. Avından aldığı parçaları gururla evine taşırken, köyüne vardığında ortada hiçbir şey kalmadığını görmüştü. 

Halk Kuvvetleri (The Force Publique) isimli militan ve kaçakçılıkla uğraşan örgüt eşini ve çocuklarını katletmiş ve ufak kabilenin neredeyse tamamını ortadan kaldırmıştı. Aynı kuvvetler, Ota Benga ve hayatta kalan birkaç diğer kabile üyesini yakalayarak esir almıştır. Günler boyunca yürümeye zorlanan Ota Benga, sonunda para karşılığı öncelikle Basişeller adı verilen bir insan grubuna, sonrasındaysa bunlar aracılığıyla Samuel Phillips Verner isimli bir Hıristiyan misyonerine satılmıştı.

Ota Benga siyahi bir Mbuti pigmesidir. Mbuti insanları Kongo’da yaşayan yerli bir kabile ve pigmedirler; yani bu halkınboy ortalaması 150 santimetrenin altındadır. Ota Benga. Sivri dişleri, Kongo’daki genç erkekler arasında yaygın bir uygulama olan diş kazıma yöntemiyle sivrileştirilmişti.

Zincire vurularak ve çok zor şartlar altında Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldü ve 1904 yılında St. Louis Dünya Fuarı’nda çeşitli maymun türleriyle birlikte aynı kafeste “İnsana En Yakın Ara Geçiş Formu” olarak teşhir edildi. 2 yıl sonra New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde birkaç şempanze, bir goril ve bir orangutan ile birlikte “İnsanın Eski Ataları” adı altında sergilendi. Hayvanla insan arası geçiş aşamasını bulma iddiasındaki bilimadamları, üzerinde çeşitli deneyler yaptılar.

Hayvanat bahçesi görevlileri önce Ota Benga’yı hortumla yıkadı, daha sonra içinde ağaçların da bulunduğu büyük bir kafese koydular. Kucağına ise Dohong isminde yavru bir orangutan verdiler. Haberciler Ota Benga’nın fotoğraflarını çektiğinde Ota Benga’nın yüzünde korku ve hüzün vardı.

Kucağındaki orangutan Ota Benga’ya korkudan sıkı sıkına sarılmıştı. Bir ay olmadan neredeyse yarım milyona kişi Ota Benga’yı görmek için hayvanat bahçesine akın etti. Bazı kişiler kafese kemik atıyordu, Ota Benga ise sinirlenip sivri dişlerini gösterdiğinde insanlar hep bir ağızdan ”Yamyam, Yamyam” diye bağırıp tempo tutuyordu.

Gazeteler “Benga bir yamyam” diye yazıyordu. Kimse bu zulme ses çıkarmadı, ne politikacılar ne bilim adamları ne gazeteler ne de sözde aydınlar, sadece bir kişi hariç. Rahip James H. Gordon bu zulme isyan etti, gazeteleri dolaştı, imzalar topladı, insanları uyarmak için kapı kapı gezdi. 

Daha sonra halk ve bazı hayır kurumlarının baskısıyla hayvanat bahçesinden çıkartıldı. Ota Benga’nın üstüne giymesi için birkaç kıyafet verdiler ve uzun yıllar boyunca farklı işlerde çalıştırdılar ve medenileştirme adı altında çeşitli uygulamalara maruz bırakıldı. 

Maruz kaldığı bu uygulamaların etkisinden kurtulamadı ve 20 Mart 1916 yılında 32 yaşında iken çaldığı bir tabancayla kendisini kalbinden vurup intihar ederek yaşamına son verdi.

Kaynak: 12


Beğen, ve Arkadaşlarınla Paylaş, Onlar da haberdar olsunlar.

60
27 Paylaşım, 60 points